Bulut maliyeti konuşulurken çoğu zaman tek bir toplam rakama bakılır: “Bu ay fatura şu kadar geldi.” Oysa bulut faturası tek bir kalem değildir. Hesaplama, depolama ve veri çıkışı gibi birbirinden farklı davranan kalemlerin toplamıdır. Hangisinin neden arttığını bilmeden yapılan kesintiler yanlış yerde tasarrufa ya da gereksiz performans kaybına yol açabilir.
Bu yazı AWS, Azure veya Google Cloud kullanan KOBİ'ler ve kurumsal ekipler için bir başlangıç çerçevesi sunuyor. Kalem adları sağlayıcıya göre değişse de mantık aynıdır: önce kalemleri ayırın, sonra her biri için doğru soruyu sorun. Amaç tek seferlik bir indirim turu yapmak değil, faturayı okunabilir ve sahipli hâle getirmektir.
01Bulut maliyeti izlemeye nereden başlanır?
Optimizasyon kararlarından önce üç hazırlık gerekir: faturayı kalemlere bölmek, kaynakları etiketlemek ve her kaleme bir sahip atamak. Bu hazırlık yapılmadan alınan kararlar tahmine dayanır. Aşağıdaki sırayı izleyebilirsiniz:
- Faturayı dışa aktarın. Sağlayıcının maliyet raporunu hizmet bazında dökün (CSV ya da konsol raporu). Toplam tutar yerine satır satır kalemleri görmeniz gerekir.
- Kalemleri üç gruba ayırın. Hesaplama, depolama ve veri çıkışı. Geriye kalanları “diğer” başlığında toplayın. “Diğer” büyüyorsa ayrıca incelenmelidir.
- Etiket standardı belirleyin. En az üç etiket yeterlidir: ortam (üretim, test, geliştirme), ekip ve proje. Etiketsiz kaynak, sahibi belli olmayan maliyet demektir.
- Her kaleme sahip atayın. Hesaplamadan altyapı ekibi, depolamadan veriyi üreten ekip, veri çıkışından uygulama ekibi sorumlu olabilir.
- Aynı raporu her ay aynı günde karşılaştırın. Ay içi dalgalanma yerine aylık eğilime bakın.
Aşağıdaki tablo, üç kalem için ne izleyeceğinizi ve ilk soruyu özetler:
| Kalem | Neyi izlersiniz? | Sorulacak ilk soru |
|---|---|---|
| Hesaplama | Çalışma saati, CPU ve bellek kullanımı, ortam bazlı dağılım | Kullanılmayan saatlerde de açık duran kaynak var mı? |
| Depolama | Disk, anlık görüntü (snapshot), nesne depolama ve log hacmi | Hangi veri hâlâ gerekli, hangisi birikmiş? |
| Veri çıkışı | Hedef bazında giden trafik, bölgeler arası aktarım | Trafik hangi hedefe ve neden gidiyor? |
02Hesaplama kalemi: boşta duran kaynakları görünür kılın
Hesaplama genellikle faturanın en görünür kalemidir ve en kolay anlaşılanıdır. Yine de “kaç sunucu var” sorusu yetmez. Asıl sorular şunlardır: bu sunucular ne kadar süre açık, ne kadarını gerçekten kullanıyor ve hangi ortamda çalışıyor?
Varsayımsal örnek: Yalnızca hafta içi mesai saatlerinde kullanılan bir test ortamı düşünün. Haftada yaklaşık 45 saat kullanılıyor, ancak 168 saatin tamamında açık kalıyor. Bu durumda saatlerin yaklaşık dörtte üçü kullanılmadan faturalanıyor demektir. Bu tür ortamlar için zamanlanmış kapatma ve açma, ilk bakılacak yerdir.
Hesaplama için izlemeniz gereken başlıca göstergeler:
- Ortam bazlı dağılım: Üretim dışı ortamların toplam içindeki payı. Etiketleme burada işe yarar.
- Ortalama ve tepe kullanım: CPU ve bellek ortalaması çok düşükse ve tepe değerler de sınırın çok altındaysa kaynak büyük seçilmiş olabilir. Karar öncesinde en az birkaç haftalık veriye bakın.
- Çalışma saati: Gece ve hafta sonu açık kalan kaynaklar.
- Kubernetes kullanıyorsanız: Pod'lara tanımlanan kaynak talepleri (request) ile gerçek kullanım arasındaki fark.
- Taahhüt kapsamı: Sağlayıcının sunduğu uzun dönemli kullanım seçeneklerinden yararlanan kaynakların oranı. Bu karar, kullanım örüntüsü oturduktan sonra verilmelidir.
Küçültme kararlarını önce test ortamında deneyin ve sonrasında uygulama yanıt sürelerini izleyin. Maliyet düşerken kullanıcı deneyimi bozuluyorsa kazanç gerçek değildir.
03Depolama kalemi: biriken veriyi sınıflandırın
Depolama, yavaş ama sürekli büyüyen bir kalemdir. Tek bir ay içinde dikkat çekmez; yıl boyunca birikir. Bu yüzden aylık eğilimi izlemek özellikle önemlidir.
Depolamayı dört alt başlıkta ele almak işinizi kolaylaştırır:
- Bağlı olmayan diskler: Bir sunucu silindiğinde ayrı faturalanan diskler arkada kalabilir. Hiçbir kaynağa bağlı olmayan diskleri listeleyin.
- Anlık görüntüler (snapshot): Eski sürümler birikir. Saklama süresi tanımlı değilse hiçbiri kendiliğinden silinmez.
- Nesne depolama: Sık erişilen ve nadir erişilen veriyi ayırın. Çoğu sağlayıcı farklı erişim katmanları sunar; hangi verinin hangi katmana uygun olduğu erişim sıklığına bağlıdır.
- Log ve izleme verisi: Uygulama logları sessizce büyüyen kalemlerin başında gelir. Saklama süresini ihtiyaca göre belirleyin.
Burada önemli bir denge var: silme politikası, yedekleme ve yasal saklama gereksinimleriyle çelişmemelidir. Log ve kişisel veri içeren kayıtlar için KVKK kapsamındaki saklama yükümlülüklerini göz önünde bulundurun. Bir yedeği silmeden önce geri yükleme ihtiyacını netleştirin.
Başlangıç için basit bir kontrol listesi:
- Bağlı olmayan disklerin listesini çıkarın.
- En eski beş anlık görüntünün neden tutulduğunu sorun.
- En büyük üç depolama alanının sahibini ve erişim sıklığını belirleyin.
- Log saklama süresinin yazılı bir karşılığı olup olmadığına bakın.
04Veri çıkışı kalemi: en geç fark edilen maliyet
Veri çıkışı, yani verinin buluttan dışarıya ya da başka bir bölgeye aktarılması, genellikle en son fark edilen kalemdir. Sunucu sayısı ve disk büyüklüğü gözle görülür; trafik ise ancak fatura satırında ortaya çıkar. Bu yüzden ilk kez faturayı kalemlere ayıran ekipler çoğu zaman en çok buraya şaşırır. Sağlayıcıya ve aktarım türüne göre ücretlendirme farklılaşır; kendi sağlayıcınızın fiyat sayfasından hangi aktarımların ücretlendirildiğini teyit edin.
Veri çıkışını anlamak için şu sorulara yanıt arayın:
- Trafik nereye gidiyor? Son kullanıcıya, bir iş ortağına, başka bir bulut sağlayıcıya ya da şirket içi ağa. Hedef bazında döküm çıkarın.
- Bölgeler arası aktarım var mı? Uygulama ve veritabanı farklı bölgelerde çalışıyorsa her sorgu aktarım maliyeti doğurabilir.
- Statik içerik nasıl sunuluyor? Görseller, belgeler ve indirme dosyaları doğrudan uygulama sunucusundan veriliyorsa önbellekleme ve CDN kullanımını değerlendirin.
- Dış servislere gönderilen veri nedir? Üçüncü taraf izleme, log ya da analitik servislerine giden hacim.
- Yedekler nereye kopyalanıyor? Başka bir bölgeye ya da sağlayıcıya yapılan yedek kopyaları bu kalemi büyütebilir.
Veri çıkışında ani artış, çoğu zaman bir yapılandırma değişikliğinin ya da beklenmedik bir trafiğin işaretidir. Bu nedenle bu kalem için aylık karşılaştırmanın yanında bütçe uyarısı da kurmanız faydalı olur. Alarm eşiğini, önceki aylardaki ortalamaya göre belirleyin.
Bu üç kalemi ayırdıktan sonra hangi önlemlerin hangi sırayla alınacağı için ayrıntılı bir kaynağa ihtiyaç duyabilirsiniz. Bunun için Bulut Maliyet Optimizasyonu rehberimize göz atabilirsiniz.
05Sık sorulan sorular
Üç kalemden hangisinden başlamalıyım?
Faturadaki en büyük kalemden başlamak mantıklıdır. Yine de veri çıkışını başından itibaren alarm kapsamına alın; çünkü bu kalem ani sıçrama yapabilir ve genellikle en geç fark edilen kalemdir.
Etiketleme konusunda geç kaldıysak ne yapmalıyız?
Mevcut kaynakların tamamını bir seferde etiketlemeye çalışmayın. Önce hesap, abonelik veya proje düzeyinde ayrım yapın. Yeni oluşturulan her kaynak için etiketi zorunlu kılın ve eski kaynakları büyükten küçüğe doğru kademeli olarak etiketleyin.
Maliyeti düşürürken performans ya da güvenlikten ödün vermiş olur muyuz?
Dikkatli ilerlenirse hayır. Değişiklikleri önce test ortamında deneyin, uygulama yanıt süresi ve hata oranı gibi göstergeleri izleyerek doğrulayın. Yedek ve log saklama sürelerini azaltırken iş gereksinimlerini ve KVKK kapsamındaki yükümlülükleri mutlaka göz önünde bulundurun.
06Sonuç
Bulut maliyetini yönetmenin ilk adımı kesinti yapmak değil, faturayı hesaplama, depolama ve veri çıkışı olarak ayrı ayrı okumaktır. Etiket standardı, kalem sahipleri ve aylık karşılaştırma rutini kurulduğunda hangi önlemin nerede anlamlı olduğu daha net görünür. Kendi bulut altyapınız için bu çerçeveyi birlikte uygulamak isterseniz OPEIS Teknoloji'nin Bulut Çözümleri sayfasından hizmet kapsamımızı inceleyebilirsiniz.
07Kaynaklar
DESTEK
Bu konuda destek alın
Yazıdaki yaklaşımı kendi altyapınıza uyarlamak için ekibimize yazın. 1 iş günü içinde dönüş yapıyoruz.
İletişime geçin